15 Mayıs 2012 Salı

BİR ATA KRALI CÜNEYT TÜREL…


Çocukluğu Yavuz Sultan Selim, Kumrulu sokakta geçmiştir. O sırada ağabeyi Metin Türel, Galatasaray lisesinde yatılı okumaktadır. Babası ise onu Robert Kolej’e vermek istemektedir, fakat iki çocuğu paralı okulda okutacak kadar maddi durumu iyi değildir. Zaten o da itiraz eder, “Ben paralı okulda okumam” diye…
Vefa lisesinde öğrenimine başlar. O sıralar hayli haylaz bir çocuktur. Kendi deyişi ile “Olmadık kepazelikler yapar” ve babası okuldan alarak Eskişehir’e dayısının yanına sürgüne yollar.
Eskişehir’de birden akıllı, uslu bir çocuk olacaktır, daha sonraki yaşamındaki gibi…
Ve babası da armağan olarak ertesi yıl onu İstanbul lisesine yazdıracaktır.
Tiyatro yaşamı da İstanbul lisesinde başlar Molier’in “Zor Nikâh” oyunuyla… Oyunda bir profesörü canlandırdığı için de adı okulda “Profesör” olarak kalacaktır.
Bütün bunlar geçenlerde yitirdiğimiz Cüneyt Türel’in çocukluğunun kısa bir özeti olarak okunabilir.
Hastalarına “neşter” ile değil, gönül güzelliğiyle sağlık aşılayan Kalp ve Damar Cerrahı Doktoru Prof. Nevzat Doğan, ki benim de dört damarımı ince bir operasyonla değiştirmiştir, ölümünden çok kısa bir süre önce Cüneyt Türel ile bir konuşma yapıyor. Eşi Ferhan Doğan da Türel’in son fotoğraflarını çekiyor ve konuşma geçenlerde İstanbul Liseliler Derneği’nin üç ayda bir yayınladığı “Sarı-Siyah” dergisinde yayınlandı.
Söyleşi Türel’in kamuoyunca pek bilinmeyen yönlerine değindiği için ayrıca önemli…
İstanbul lisesinde daha sonra bir “radyo tiyatrosu” yapar. Grundig marka bir teybe Namık Kemal’in “Vatan yahut Silistre” oyununu okur ve konferans salonunda bütün öğrencilere dinletir.
Bu arada sporla da ilgilenir. Basketbol oynamaya çalışır, ama beceremez. Taraftarı olduğu İstanbulspor kümeden düşünce, onun bir rengini muhafaza etmek için Beşiktaş’ı tutmaya başlar.
Tiyatroda profesyonel yaşamı “Gülriz Sururi-Engin Cezzar Tiyatrosu”nda başlar. Onu ilk keşfeden de Tuncel Kurtiz’dir. Lisenin son günleridir, Kurtiz okulun demir parmaklıklarından aşırarak Gülriz Sururi ile Engin Cezzar’ın önüne atar. İlk oyunu Leonid Andreyev’in “Aklın Oyunu”nda çok küçük bir roldür.
Tiyatro yaşamında her zaman en öndedir. Sinema ve seslendirmeyi daha çok geçinmek için yapar. Sinemada Fikret Hakan, Kadir İnanır, en çok da Tarık Akan’ı seslendirir.
Üniversitede deneysel sosyoloji okur. Zaman zaman “Keşke sosyolog olsaydım” diye düşündüğü olmuştur. Hocası Cahit Tanyol’dur, üniversitede kalmak istemektedir. Fakat hocası öyle zor sorular sorar ki, o da kırılır ve vazgeçer.
 Shakespeare’in “III.Richard” oyununda Richard, Türel’in en çok oynamak istediği roldür.
Oyunun başlangıcındaki dizeler de Türel’e bir veda armağanı olsun…
“Şimdi zor zamanlarımızın kışıdır
Muhteşem York güneşi tarafından ortaya çıkarılmıştır
Evimin üzerinden geçen bütün bulutlar
Okyanusun derin koynuna gömülmekte.”

ŞAİRİN NOT DEFTERİ

* Geliri grevdeki “Hey Tekstil” işçilerine verilecek Red Fotoğraf Grubu’nun “Göz-El Emek Yorum Fotoğrafları Sergisi”, Türkiye Yazarlar Sendikası sergi salonunda 18 mayısa kadar görülebilir.
* Füruzan, Sabit Fikir - İstanbul Modern işbirliğiyle düzenlenen “Sözünü Sakınmadan” söyleşisinde 15 mayısta Semih Gümüş ile Ömer Türkeş’in sorularını yanıtlayacak.
* Ruhi Su Kültür ve Sanat Derneği  -  Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi işbirliğiyle düzenlenen etkinlikte bugün saat 20.00’de Ruhi Su Dostlar Korosu eski şeflerinden Emin İgüs’e eşlik edecek.

10 MAYIS 2012, BİRGÜN
Yorum Gönder